bakınız şimdi ben gezmeye tozmaya sokaklarda sürtmeye gidicim
sonra dönünce yediğim içtiğim benim olacak gördüklerim sizin:)
ama dönünce çok işimiz var bak
hüsnü arkanın solo albümüne bir göz atarız mesela ortaçgilin sen-ini dinleriz
o değil de 17 martta çok güzeeelll bir film festivaline gidicez birlikte sürpriz yapıcaktım dayanamadım :)
ama şimdilik size ev ödevi
dinleyiniz: Hüsnü Arkan- Birsen Tezer Hoşgeldin
okuyunuz: Bernhard Schlink Okuyucu
28 Ocak 2011 Cuma
26 Ocak 2011 Çarşamba
Ah yeni bir kanun çıkmış ve buna göre;
Konsantrasyon sorunu ve uykusuzluk çeken,
günlerce başka hiç bir şey yapmaksızın kitap okuyup film izleme potansiyeline sahip,
ruhsuz denecek kadar sakin-donuk- soğuk ya da her neyse,
yeterinde duygusuz ve dahi acımasız,
her gece saçlarını fırçalayıp ören neskuikli sütünü içen ve
tırnaklarının rengini değiştiren,
dayanılmaz bir güdü ile kırmızı ruja kimseye olmadığınca sadık,
hayalci ve dahi uydurukçu .j.j
başta internet olmak üzere her türlü teknolojiye özürlü,
trenlere ağaçlara mavi kuşlara ve bebek kedilere tapan,
çorba içmeye bayılan,
renkli çoraplar eldivenler ve korseler ülkesinde tanrıça olacakken,
çok yanlış bir zamanda dünyaya gelmiş,
(geri dönememiş
gelmişken görelim demiş
görememiş)
her hangi bir evrende herhangi bir yeri olmayan,
bunu ummayan,
birilerine altın madalya vereceklermiş.
E tabiki !!
Yoksa ben neden..
Hay Allah iyiliğinizi versin
Konsantrasyon sorunu ve uykusuzluk çeken,
günlerce başka hiç bir şey yapmaksızın kitap okuyup film izleme potansiyeline sahip,
ruhsuz denecek kadar sakin-donuk- soğuk ya da her neyse,
yeterinde duygusuz ve dahi acımasız,
her gece saçlarını fırçalayıp ören neskuikli sütünü içen ve
tırnaklarının rengini değiştiren,
dayanılmaz bir güdü ile kırmızı ruja kimseye olmadığınca sadık,
hayalci ve dahi uydurukçu .j.j
başta internet olmak üzere her türlü teknolojiye özürlü,
trenlere ağaçlara mavi kuşlara ve bebek kedilere tapan,
çorba içmeye bayılan,
renkli çoraplar eldivenler ve korseler ülkesinde tanrıça olacakken,
çok yanlış bir zamanda dünyaya gelmiş,
(geri dönememiş
gelmişken görelim demiş
görememiş)
her hangi bir evrende herhangi bir yeri olmayan,
bunu ummayan,
birilerine altın madalya vereceklermiş.
E tabiki !!
Yoksa ben neden..
Hay Allah iyiliğinizi versin
14 Ocak 2011 Cuma
27 Aralık 2010 Pazartesi
26 Aralık 2010 Pazar
ediptir denk gelir ya bazen
özlenirsin, alabildiğine varsın da
daha da var oluyorsun gün günden
olgun bir meyva gibi güleceksin zamanla
bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin
bir kuş olsa mavilik derdi buna.
bazen akıllı bir adam oluyor şu edip
"keşke yalnız bunun için" sevseydim onu...
21 Aralık 2010 Salı
elma
eğer bir kızım olursa
ismini mutlaka elma koyacağım
kızımın annesi sen olursan, aynen senn gibi uzun boylu
ve kışın evde kağıtlara sararak sakladığımız sarı elmalar gibi
soluk renkli olacak
pablo neruda
albertina rosa ya aşk mektupları
11 Aralık 2010 Cumartesi
Kelimenin tam anlamıyla tıkanma yaşıyorum sınavlar işler ödevler gösteriler ... götüm tutuştu sözün özü,
dalgın ve yorgunum.. Şımarık ve sorunlu kız çocuğu psikolojimi bir kenara bırakırsak.. Şu film festivali ile ilgili bir kaç anektod olacaktı buralarda bir yerlerde... hımm..
hah!
Festival büyülü fenerdeki gösterimlerin biletlerinin günler öncesinden tükenmesi ve siyah beyaz ı izleyememem dışında çookk güzeldi, özellikle 12 eylül filmi sonrası yapılan panelde hoşuma giden bir şeyler söyledi Ertuğrul Arı sanırım şöyleydi:
"... nihayet iyi film gerçeklikten yakalanan tek bir anı hepimiz için evrensel kılandır.
sinema bir imge kurmaktır. Sizden bu imgeden bir hakikat çıkarıp o hakikat üzerine kurmanız beklenir işlerinizi...."
Benim de algıma yakın olduğu için diğer bütün cümlelerden sıyrılıp misafir oldu hafızama sanırım bunlar..
Arkadaşlarla katılmak zaten hep güzeldir
Yenilerini de oralarda tanımak güzeldi
Tanımasanız bile her gün, aşina olduğunuz yüzleri görmek ve bir öncekinde gördüğünüz gibi bir daha ki festivalde de göreceğinizi bilmek de..
Aziz Tony'nin Günahında ödüm patlasa da koltuğa kapanıp gözlerimi ve kulaklarımı kapama savaşı vermek güzeldi...
" piyvv miyuvvv hihu hiu" seslerinden başka bir şey içermeyen kısa filmler izlemek güzeldi, Boj'un kızgın babasının artık iyileştiğinin bilmek de..
Akşam gösterimlerinden çıkıp Orta Dünya-da sıcacık ve devasa bir kase çorba içmek inanılmaz güzeldi..
gösteriden koştur koştur çıkıp postijler ve takma kirpikler eşliğinde zaten bildiğin yolu on defa millete sorarak bulmak ve sonunda kahve ikramı ile sinemanın keyfini çıkarmak hakeza...
e zaten
festivaler güzeldir
bida olsun bida gidelim
;)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
